Ekonomik ve Demokratik Sorunlar Beyin Göçünü Tetikliyor | İmge Gazetesi
             HABER ARŞİVİ    |    GÜNCEL    |    ÖZEL HABER    |    SİYASET    |    KÜLTÜR SANAT    |    EKONOMİ    |    YAŞAM    |    SPOR


Ekonomik ve Demokratik Sorunlar Beyin Göçünü Tetikliyor


Türkiye’den Avrupa’ya yaşanan göç her geçen gün artıyor. Son yapılan araştırmalar Türkiye’den gerçekleşen beyin göçünün geçen yıla oranla yüzde 10 seviyelerinde arttığını gösteriyor. Peki, Türkiye neden beyin göçü veriyor? Beyin göçünü önlemek için neler yapmalıyız?

 

Türkiye’den Avrupa’ya yaşanan göç her geçen gün artıyor. Son yapılan araştırmalar Türkiye’den gerçekleşen beyin göçünün geçen yıla oranla yüzde 10 seviyelerinde arttığını gösteriyor.  Peki, Türkiye neden beyin göçü veriyor? Beyin göçünü önlemek için neler yapmalıyız?

Beyin göçü veren ülkelerin iki büyük kayıp yaşadığını söyleyen, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Siyaset ve Sosyal Bilimler Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. İhsan Kamalak, “Birincisi, nitelikli insan sermayesi için yaptığı maliyettir. İkincisi, kendisine büyük katkı verme potansiyeli olan kişileri kaybetmesidir. Özetle büyük maliyetlerle yetiştirdiğiniz nitelikli insanlar, gerekli koşulları sağlamamamız dolayısıyla, kendilerine daha iyi koşullar sunan ülkelere gidip, birikimlerini, potansiyellerini o ülkelerin gelişimine sunuyorlar.” dedi.

Türkiye Nitelikli İnsanları Tutamıyor

Toplumsal, siyasal ve ekonomik olarak az gelişmiş ülkelerin beyin göçü verdiğini söyleyen Kamalak, şöyle konuştu: “Ülkeler büyük kayıp yaşıyorlar. Burada sorumluluk göçü veren ülkeye düşer, çünkü nitelikli insanları kendilerinde tutacak koşulları sunmuyorlar. Türkiye de maalesef uzun yıllardır beyin göçü veren ülkelerdendir. Türkiye’nin verdiği beyin göçü ile diğer gelişmekte olan ülkelerin verdiği beyin göçünün nedenleri benzerdir. Ülkenin nitelikli insanlara sunduğu toplumsal, siyasal ve ekonomik koşulların yetersizdir. Ücretler başta olmak üzere, sunulan yaşam koşulları, gelişmiş ülkelerin sundukları ile karşılaştırılamayacak kadar düşüktür.”

Türkiye’de liyakatın git gide azaldığını ve ülkemizin beyin göçü vermesinin bu nedenle hızlandığına vurgu yapan Kamalak, “ Türkiye’de özellikle son yıllarda yaşanan işe alma olmak üzere yükselmede, liyakata önem verilmemesi, beyin göçünü hızlandırmanın yanında, daha lise çağında gençlerin gelişmiş ülkelere yerleşmeyi düşünmelerine neden olmuştur. Gençleri getirdiği nokta geleceğe dönük umutsuzluktur. Ne kadar iyi olursam olayım, burada bir şey olmayacak sonucuna varıyorlar.” diye konuştu.

Demokratik Sorunlar Beyin Göçünü Etkiliyor

Demokrasi ve hukuk devlleti bağlamında yaşanan sorunların da beyin göçünü etkilediğini söyleyen Kamalak, “Demokrasi, hukuk devleti bağlamında yaşanan sorunlar da, başka bir ülkenin kabul edeceği niteliklere sahip olanları, Türkiye’den kaçmayı tetiklediğini düşünüyorum. Ayrıca toplumsal düzeydeki kutuplaşma, mutsuzluğa neden olduğundan, insanları dışarıya doğru itmektedir. Bireylerin yaşamlarına politik müdahaleler de, insanları buralardan gitme düşüncesine itmektedir.” dedi.

Beyin göçünün ekonomik yönlerine de değinen Kamalak, eşit ücret ve bireylerin yaratıcılıklarını gösterebilecekleri ortamların oluşturulmamasının da beyin göçüne sebep olduğunu söyleyerek, “Yani araştırma-geliştirme (ar-ge) için kaynak ayrılmaması, gerekli laboratuar ortamının oluşturulmaması da, beyin göçünün önemli bir nedenidir. Diğer bir ifadeyle, karşımızda bir mucit adayı var ama icatlarını/deneylerini yapabileceği olanak sunmuyorsunuz. O da kendisine bu olanakları sunan bir ülkeye gidip çalışıyor ve karşımıza Nobel ödülünü alan Aziz Sancar olarak çıkıyor. Siyasal, toplumsal ve ekonomik durumun sonucu ise, beyin göçünün salgın haline gelmesidir.” ifadelerini kullandı.

İnsanlar Kendilerini Değerli Hissetmiyor

Yaşanan beyin göçlerinin Türkiye için büyük bir problem olduğunu ve bunun acilen önlenmesi gerektiğini belirten Kamalak, şöyle konuştu: “Öncelikle, siyasal, toplumsal ve ekonomik yapımızı insana değer veren bir hale getirmeliyiz. İnsanlar, Türkiye’de kendilerini değerli hissetmeliler. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmaktan gurur duymalarını, mutlu olmalarını sağlamalıyız. İkincisi, daha nitelikli insan (veya daha çok beyin) yetiştirmek için eğitim sistemimizi gözden geçirmeliyiz. Demokrasimizi geliştirmeliyiz. İnsan haklarını sıkı biçimde koruyan, adaleti sağlayan bir yapı oluşturmalıyız. Ar-ge yatırımlarına kaynak ayırmalıyız. Bu sadece devlete değil, özel sektöre de düşen bir görevdir. Laboratuarlar açmalı, araştırmalara kaynak ayırmalıyız ki, yaratıcı bireylere yeni şeyler yaratabilme olanağı sunmuş olalım.”

Sorumluluk Bütün Toplumsal ve Siyasal Aktörlerin

Beyin göçünün durdurulmasında, hatta Türkiye’nin beyin göçü alır bir hale getirilmesinde sorumluluğun sadece devlette veya özel sektörde olmadığına vurgu yapan Kamalak, “Sorumluluk bütün toplumsal-siyasal aktörlere düşer. Yani sistemin bütün aktörlerinin bu yönde göstereceği çaba ve oluşturacakları koşullarla, beyin göçü engellenebilir. Devletin demokratikleştirilmesi, eğitim sisteminin yeniden kurgulanması, bütün aktörlerin çabası ile olabilir. Daha somut adımlar ise, ar-ge yatırımları için kaynak ayrılması ile başlar. Burada devlete teşvik edici politikalar uygulamak ve kaynak ayırmak sorumluluğu düşerken, özel sektöre de kaynak ayırma görevi düşer. Bunlar kadar önemli bir şey de, gençlere işe girmede, yükselmede liyakata önem verildiğini hissettirmeliyiz. Bunlar yapılırsa, beyin göçü belki sıfırlanmaz ama ihmal edilebilir bir düzeye düşer.” dedi.

 

 

 

 

Etiketler :
Paylaş :

Yorum Ekle comment Yorumlar (0)

Yapılan yorumlarda IP Bilgileriniz kayıt altına alınmaktadır..!

 
  FLAŞ HABER

  HABER ARA
 
 
  
  YAZARLAR
   




  FLAŞ HABER



 


 
 
ANASAYFA İLETİŞİM KÜNYE GÜNCEL HABERLER SİYASET HABERLERİ SPOR HABERLERİ GİZLİLİK İLKELERİ

 

İmge Gazetesi Mersin | Resmi Web Sitesi | Siteden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
imgegazetesi.com © Copyright 2014-2020 Tüm hakları saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz, kopyalanamaz, kullanılamaz.

URA MEDYA